ÜTOPİK BULUYORUM
Türkiye'nin müzik gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
1970'lerden sonraki süreçte Türk Pop müziğinin, Türkçe Rock müziği ve türevlerinin, Arabesk müziğin, Protest ve Özgün müziğin yaygınlaştığını görmekteyiz. Farklı müzik türlerinin ortaya çıkması olumludur, ancak önemli olan kaliteli müzik üretebilmektir. Sonuçta müzik tercihi psikolojik ve ruhsal ihtiyaçlar neticesinde belirginleşir, ne yazık ki bu süreç nadiren kaliteli genel olarak bakıldığında da kaliteden yoksun müziklerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu sebepten dolayı ülkemizde müziğin olumlu bir yönde geliştiğini söylemek biraz ütopik olur.
SİYASAL BUHRAN SONUCU ÇIKMIŞTIR
Türkiye'de arabesk şarkı türü 1940'larda Haydar Tatlıyay'la başlamış, 1960'larla devam etmiş ama döneme damgasına vuranlar ise Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses'le uzun süre müzik piyasası arabeskin etkisinde kalmıştır. Sizce arabesk müziğin uzun süre etkin olması toplumun duyduğu bir ihtiyacın gereksinimiydi yoksa sistemin arzuladığı bir durum muydu?
Arabesk Müziği anlayabilmek için öncelikle Arabesk Kültürü doğru bir şekilde analiz etmek gerekir. Bu kültür sadece müziği degil bir çok alanı etkilemiş ve yaşam tarzı haline gelmiştir. Arabesk, toplumun duyduğu bir ihtiyacın ötesinde 1950' li yıllardan günümüze, ülkemizin geçirdiği siyasal ve sosyolojik olayların neticesinde doğmuş ve gelişmiştir, darbelerden tutun köyden kente göçe kadar. Hayatın haksızlığına bazen kaderci bir tutum bazende çözüm getirecek konuların anlatıldığı şarkılar halkımızın duygularının rehberi olmuştur. Bu sebeplerden dolayı Arabesk Müzik geniş kitlelere ulaşmış ve tercih edilen bir müzik haline gelmiştir. Sonuçta stiller ve akımlar ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkıyor. Sevsekte sevmesekte böyle bir müzik türü var.
FAZILSAY'IN ELEŞTİRİSİNE ÖNEM VERİRİM
Son dönemlerde arabeske ve sanatçılarına yönelik Fazıl Say'ın "Arabesk sevmek bir vatan hainliğidir" sözünü değerlendirdiğinizde "arabesk" sizce bir vatan hainliği midir?
Bence Fazıl Say arabesk yaşam kültürene bir eleştiri yapmıştır, bunun içinde arabesk müzikte var tabiki. Fazıl Say uluslararası çevrelerce kabul görmüş Bilkent Üniversitesinde doktora yaptığım yıllarda da şahsen tanıdığım bir sanatçı, eleştirisine katılıp katılmamaktan öte eleştirisine önem vermem gereken biri, sonuçta eleştiri olmadan gelişim olmaz.
SAYGI DUYARIM
Arabesk müzik dinler misiniz?
Bu muzik türü dinlediğim bir müzik türü degil ancak dinleyene de saygı duyuyorum. Başkasına zorla dayatmadığı sürece herkes dinlediği müziği seçme konusunda özgürdür.
KENDİ KÜLTÜRÜME AİT MELODİLER
Müzik notalarını akademik şekilde oluşturan ve yeniden şekillendiren biri olarak, beğendiğiniz bir arabesk ya da farklı bir Türkçe müziği piyanonuzla buluşturuyor musunuz?
Öncelikle Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Teori/Kompozisyon bölümü mezunu olduğumu söylemek isterim. Kısaca bestecilik bölümü mezunuyum ve Klasik Batı Müziği eğitimi aldım, yazdığım eserlerde kendi kültürüme ait melodileri evrensel bir boyutta ulaştırma çabası var. Sonuçta kendi kültüründen faydalanmayan bir sanatçının evrensel bir boyuta ulaşamayacağı düşüncesindeyim. Piyano çalarken alanım itibariyle arabesk ya da Türk müziği eserlerini yorumlamaktan çok Türk bestecilerin Klasik Batı Müziği eserlerini yorumlamayı tercih ediyorum.
DENGBEJ DİNLEMEK DAHA HAZ VERİYOR
En çok sevdiğiniz müzik türü?
Klasik Batı Müziğini dinlemeyi severim ancak bir dengbeji dinlerken aldığım haz çok daha farklı bir boyutta.
ESKİ DENGBEJLERİ DİNLİYORUM
En sevdiğiniz Dengbej hangisi?
Bach, Mozart, Beethoven, Mahler, Stravinsky ve Schönberg'in yanında Evdale Zeynike'yi, Selim Silemani'yi, Ehmede Fermane Kini'yi ve Evdale Zeynike ekolunün son temsilcisi Batman, Binatlı (Bileyder) köyü doğumlu Karapete Haco'yu bilmek ve dinlemek zevklerin en büyügü. Günümüz dengbejlerini dinlemektense eski dengbejleri dinlemeyi daha çok tercih ediyorum.
BACH'I DİNLEMEK GİBİ
En çok hangi dengbej öykü hoşunuza gidiyor?
Bir Yezidi stranı olan içerisinde aşk, savaş ve kahramanlık konularını içeren Derweşe Evdi'yi dinlemek bana büyük bir keyf veriyor tıpkı Bach'ı dinlemek gibi. Derweşe Evdi, stranlarının müzikalitesi bence en başarılı olanlarından biri. Derweş, dönemin en önemli aşiret ağası Zor Temel Paşa’nın kızı ‘Edule’ye aşık yiğit bir kahramandır. Kendisi Yezidi, sevdiği ise Müslümandır. Yezidiler; Derweş, Edüle ve Zor Temel Paşa’nın tarihsel kişiler olduklarına inanırlar. Konuya bakıldığında, Arap aşiretlerinden Gesanlar, Zor Temel Paşa’ya, aşiretlerine saldıracakları haberini gönderirler. Haber alındıktan sonra dehşete kapılan aşiret çıkış yolları arar. Edüle Derweş’ten yardım talep edilmesini önerir. Derweşe durumu anlatan bir haber gönderir. Haberde; her kim savaşırsa Zor Temel Paşa kızı Eduleyi ona verecektir. Derweş çok sevdiği Edüle'ye kavuşmak için babası Evdi’ye ve kardeşi Sedun’a bu haberden bahseder ve babasından savaşması için kardeşi Sedun’u, Eli ve Bozan’ı yanına vermesini ister. Evdi ağlar ve Zor Temel Paşa’nın dürüst olmadığından bahsederek oğlunu ikna etmeye çalışır ancak Derweş ikna olmaz, Zor Temel Paşa’nın divanhanesine gider, Edüle’nin elinden bir kahve içerek onu babasından ister ve ayrılır. Derweş ve yanındakiler atlarına binerler. Derweşin babası ile Eli ve Bozan’ın annesi araya girmesi için Edüle’ye yalvarırlar. Edüle Derweş'in arkasından gider ona yalvarır, ama o yalvarışları reddeder. Derweş ve Edüle birbirlerini öper ve Derweş yoldaşlarıyla oradan ayrılır. Gesanlılarla kahramanca savaşan Derweş ve arkadaşları ne yazıkki ölürler. Ölüm haberleri Zor Temel Paşa’ya ulaştıktan sonra Edüle olanları duyar ve Derweş için lirik bir ağıt yakar ve sonra kendini hançerler.
BİR İLK
Müziğin evresel olduğu bir gerçek. Dicle Üniversitesi'nde oluşturmuş olduğunuz yaylı sazlar orkestrası vardı. Şu anda da Batman Üniversitesi Çok Sesli Müzik Korosunu kurdunuz. Koronuzun çalışmaları nasıl gidiyor?
Yaylı Sazlar Orkestrası Diyarbakır'da bir ilkti verdiğimiz konserle ulusal basının ve önemli köşe yazarlarının ilgisini çekmiştik. Diyarbakır'da ilk kez kendi kaynaklarından beslenen daha doğrusu Diyarbakır'da yaşayan müzisyenlerden oluşan bir orkestraydı. Batman'da da kendi ögrencilerimizden oluşan bir çok sesli müzik korosu kurduk. Koromuz çalışmalarına yaklaşık bir ay önce başladı. Bu vesileyle koroya katılmak isteyen arkadaşlarımız var ise benimle irtibata geçebilirler.
EMEK İSTEYEN BİR İŞ
Çok sesli bir müzik korosu oluşturmak emek isteyen bir iş, profesyonel bir kadronuzun olması gerekiyor bu sebepten dolayı alt yapının sağlam olması gerekmekte, biz şu anda bu alt yapıyı oluşturma gayreti içerisindeyiz. Batman'da bir ilki gerçekleştirmenin verdigi heyecan beni ve arkadaşlarımı olumlu yönde motive ediyor. Umarım en kısa zamanda verecegimiz konserlede bunun meyvelerini alacağız.
.gif)
ÖĞRENCİLERİM VAR
Piyano dersleri de veriyorsunuz. Batman'da piyano derslerine ilgi ne yönde?
Batman'da sanatsal çalışmalara merak ve ilgi oldukça yüksek, ben genelde çocuklara piyano eğitimi veriyorum ama orta yaşın üstünde de ögrencilerim oluyor. Küçük yaşlarda piyano eğitimine başlamak daha doğru, bir çocuğun algısıyla bir erişkinin algısı birbirinden oldukça farklı, konuyla ilgili ailelerin çocuklarına küçük yaşlarda sanat eğitimi aldırmalarını tavsiye ederim. Böyle bir eğitimin ilerleyen yaşlarda çocuga farklı alanlarda olumlu etkilerinin olacağı bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçeklik. Sanatın her alanı sağlıklı ve başarılı bireylerin yetişmesine vesile oluyor.
MÜZİK BÖLÜMÜ AKTİF OLACAK
Önümüzdeki eğitim yılında Batman Üniversitesi'ne Müzik bölümü açılacak mı?
Bir aksilik çıkmadığı taktirde önümüzdeki eğitim döneminde Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik bölümünü aktif hale getirecegiz. Müzik bölümü önemli bir bölüm, gençlerimizde bu bölümde okuyabilmek için oldukça istekli. Bu eğitimi alabilmek için farklı illere giderek yogun bir çaba sarf ediyorlar. Bölümümüzün açılmasıyla bu ihtiyacı karşılayacağımızı düşünüyorum.
BÖLGENİN TERCİH EDECEĞİ BÖLÜMÜ OLACAĞIZ
Akademik kadromuzla bölgenin tercih edilen bir bölümü olacağımızı düşünüyorum. Yapacağımız sanatsal aktivitelerle hem Üniversitemizin hem de şehrimizin vizyonunu farklı bir boyuta ulaştıracağız. Bütün çabamız bunun için, bu vesileyle konuyla ilgili olan arkadaşlarımızın bize ulaşmalarını istiyorum.
BARAJI GEÇMELERİ GEREKİYOR
Müzik bölümü okumak isteyenlerin özel yetenek sınavına girmesinin yanı sıra yapması gereken püf noktaları neler?
Yetenek sınavıyla ögrenci alan bir bölümüz. Müzik bölümünde okumak isteyen arkadaşlarımızın öncelikle üniversite sınavının ilk aşamasına girip barajı geçmeleri gerekiyor. Bu aşamadan sonra yapılması gereken sınavda nelerin sorulacağını ögrenmek ve çalışmak olacaktır. Batman'da çok sayıda yetenekli ögrencinin olduğunu biliyorum. Bu arkadaşların bilinçli bir şekilde çalışması ve kaliteli müzikler dinlemesini tavsiye ederim. Bana her konuda gelip danışabilirler.
ÜNİVERSİTE VE ŞEHRİMİZE FAYDALI OLSUN
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Üniversiteye başladığım ilk yıllardan itibaren, eğitimimi bitirdikten sonra kendi yaşadığım coğrafyaya gelip kendi ögrencilerimi yetiştirme idealiyle yaşadım. Yaklaşık bir buçuk yıldır Batman Üniversitesine görev yapmaktayım. Pozitif ve sanata meraklı insanların yaşadığı bir şehirde çalışmak bana oldukça keyf ve mutluluk veriyor. Umarım heyecanım ve heyecanımız hiç bitmez. Yapacağımız sanatsal aktivitelerle Üniversitemize ve şehrimize faydalı oluruz. Bana ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.
Muhabir: TE Bilişim
Next