30-40 yaşlarındaki kişiler, yoğurtçu pazarının adını duymuştur.
Batman il olmadan önce eski Batman Belediyesi’nin arkasında bulunan yerde ve Raman sineması civarı ile kasapların olduğu yerde (Halen de kasapların olduğu yerde tek-tük yoğurtçular bulunuyor) yoğurtlarını satarlardı. Daha sonra Ulu Camii karşısında şimdiki giyim ve ayakkabıcıların olduğu bölgede yoğurtçular pazarı kurulurdu. Batman, il olduktan sonra da yoğurtçu pazarı Batman’ın Gök Taksi ve Alo Tewşo mevkisinde bir alanın içinde yer buldu. Etrafında peynirciler, zeytinciler, baharatçılar, seyyar satıcılar, köylü satıcılar ve bir iki kalem iş üzerine çalışan küçük esnaflar bulunuyor.
Sabahın erken saatlerinde, yoğurtlarını getiren köylüler, kendilerine ait gibi kabul edilen kısmın alt bölmesine yoğurtlarını yerleştirirler. Satacakları yoğurtları betonun üzerine koyarlar. Müşteri beğendiği yoğurdu hemen orada terazide tartar, yoğurdu ya orada hemen kabına koyardı ya da eve götürüp boşalttıktan sonra kabı geri getirirdi.
Batman’da her yörenin kendine has yoğurt yapma şekli olduğu gibi her yörenin kullandığı yoğurt kapları da farklıydı. Yoğurt kapları, bakır ve kalaylıydı. Batman’ın yoğurtçu pazarı saat 12.00’den sonra bomboş kalırdı. Çünkü köylüler kaplarını almış, çoktan köylerine dönmüş olurlardı.
Günümüzde buralara fazla rağbet olmayınca haliyle köy yoğurdu yapanlar azaldı.
Köy yoğurtları, şimdilerde marketlere plastik kaplarla satılıyor. Tabi ki eski köy yoğurdu tadı yok.
Geçmiş kültürlerin yok olmasını önlemek, yeni nesillere tarihi, gelenekleri anlatmak amacıyla yoğurtçular çarşısına en az haftada bir gidip o tadı ve atmosferi yaşamalıyız.
Bu hafta yoğurt ihtiyacımızı buradan yapmaya ne dersiniz?
Next





