Geçmişte yaşadığımız bayramlarla, günümüzdeki bayramları karşılaştırdığımızda, birçok kaybın yaşandığını görmek üzücü. Oysa bayramlar geleneksel buluşma günleri özelliğini oluşturması nedeniyle, değeri daha fazla önem kazanmakta. Yaşadığımız çağın en olumsuz yanı hayat karmaşasından dolayı insanların birbirinden uzaklaşmasıdır. Aksine günümüzde, insanların yalnızlık ağına düşmemesi için, akrabaların, daha geniş anlamda, insanlar arasındaki bağların daha fazla güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü yalnızlık, yabancılaşma tuzağına düşülen sınırdır. Kendine yabancılaşan insanlar da robottan farksızdır; o yüzden yabancılaşmaya karşı sürekli tanışmayı koymalıyız ve tanıştıkça çoğullaşır yalnızlığın sınırlarını söker atarız. Önceki yıllarda, ne yalnızlık vardı, ne de kendine yabancılaşan insan. O yüzden geçmişten günümüze ulaşan tüm değerleri korumalıyız. Bayramlar, ayrılığı birlikteliğe dönüştüren ve zayıflayan bağları sıklaştırma günleridir. İnsanın, hayatın zorlukları karşısında önceliği değişmiş olabilir, değişen bu öncelikler geleneksel değerlerin hiyerarşini de etkilemiştir. İnatla bir araya gelmeyi amaç edinmeliyiz, çünkü yan yana gelince hayatın yıprattığı birçok şeyi onarma fırsatını da yakalamış oluruz.
Yaşadığımız modern ve çağdaş dünyada, sosyal olarak değer yaratan birçok olgu erozyona uğramış olabilir, ama insanoğlu kendini iyi hissettiği tüm duyguları korumayı bilmiştir. Bu koruma güdüsü, yalnızlığa karşı koruma kalkanı da yaratmış aynı zamanda. Bu bakımdan insan yanımız, doğal halini korumuş olduğu için, içten bir sevinç duyarız.
Eski bayramları özleyerek, bugünkü bayramlar karşısında hayıflanır ve yakınırız. Hayıflanmak ve yakınmak yerine, ulaşabildiğimiz tüm yakınlarımızı ziyaret ederek eskisi gibi, mutlu bayramlar yaşayabiliriz, bunun önünde hiçbir engel yoktur, sadece adım atmamız yeterlidir.
Bayramınızın eski bayramlar tadında olması dileğiyle.
Bayramınız kutlu olsun....