Şu günlerde gündem malum. Bu yoğun ve değişken süreçte yazılacak çok şey var. Böyle bir ortamda içimizdekileri yazıya dökmektense, okurların rahatını kaçırmamak için bayram tatilinde biraz nostalji, biraz da bayram şekeri tadında yazılar yazmaya çalışıyoruz. Bu yıl Ramazan Bayramı tatili uzadı ama basın sektörü için uzun tatil günleri mümkün olmuyor…
50 Yıl önce çekilmiş değerli bir fotoğraf karesi bizi yıllar öncesine götürdü. 1975 Yılında dönemin Batman Kaymakamı Doğan Ünlüsoy, o zamanın muhtarlarıyla Kız Meslek Lisesi binasında bir araya gelmiş. O hatıra karede kimler yok ki; muhtarların çoğu kasket ve fötr şapkalı. O muhtarlar arasında Yolveren’in muhtarı Mehmet Alcun da ‘Koçero’ gibi bıyıklarıyla poz vermiş. Yarım asır öncesinin o siyah-beyaz karesi bizi çocukluğumuza götürdü…
YARIM ASIR ÖNCESİNİN MUHTARLARI
Tam 50 Yıl önce dönemin Batman Kaymakamı Doğan Ünlüsoy ile Ziya Gökalp Mahallesinde bir araya geldiği ilçe dönemindeki muhtarların siyah-beyaz karesi doğal bir ortamda çekilmiş.
Kız Meslek Lisesi’nin tek katlı binası Batman Lisesi’ne komşu.
Batman Lisesi’nin o eski tarihi binası yıkılalı neredeyse 10 yıl oldu ama yanı başındaki Kız Meslek Lisesi binası dimdik ayakta ve bizi geçmişimizle buluşturuyor.
Milli Eğitim Müdürlüğü’nün zaman zaman farklı birimlerde kullandığı o tarihi bina, müzeye dönüştürülebilir…
Hatta farklı meslek gruplarının eskiden kullandıkları, defter, alet, ekipman, deney malzemeleri sergileyebileceği bir müze de olabilir.
Çünkü kent merkezinde belki de ayakta kalan, nostalji yaşayan tek bina Kız Meslek Lisesidir.
Yarım asır öncesi Batman Kaymakamı Doğan Ünlüsoy’du
Ünlüsoy’un yanı başında objektiflere poz verenler arasında tek kadın ise Emine Nuran Bükmen, o dönemler Tarım-Orman İlçe Müdiresi görevini üstlenmiş.
Düşünün; Batman’da 50 yıl öncesinde kadın yönetici varmış, bu yönüyle Batman bir kez daha farklılığını göstermiş oldu.
O zamanlar TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nde görev yapan mühendisler ve eşleri hem öğretmenlik hem de yöneticilik yapmışlar.
50 Yıl öncesinde Batman’ın muhtarlarının kıyafetlerine bakın…
Kıyafetlerindeki şıklık, zarafet dikkat çekici.
Uzun yaka ceket, altı köşeli kasket şapka ve fötr şapkaların da yaygın olduğu bu dönemde muhtarlar, takım elbiseyle yelek de giymeyi ihmal etmemişler.
O muhtarlar arasında iki yıl öncesine kadar aramızda olan Yolveren-Çınera köy muhtarlığını yıllarca yapan Mehmet Alcun da vardı.
Bu karede eski Tarım Teşkilatının yaşayan tarihleri de var.
Alaattin Kaya, Celal Aksünger ve Mehmet Can Ercan gibi yılları o kurumda geçenleri de unutmamak gerek.
O emektarların bir bölümü aramızda yok.
Batman eski Kaymakamı Doğan Ünlüsoy, uzun süre Kaymakamlık yapmıştı.
Darbe döneminde kısa bir dönem Belediye Başkanlığı görevini de sürdürünce Aydınlıkevler Mahallesi’nde iç içe olan yapıların arasında çok sayıda sokak açan ilk Başkan Vekili olmuştu.
Batman’ın eski semtlerinden Aydınlıkevler birçok sokak varsa bunun kahramanı da Ünlüsoy idi.
Batman’da eski eğitim yuvalarının binaları Kahramanmaraş depreminin ardından yıktırıldı.
Kalan bir bina ise Kız Meslek Lisesi’nin tek katlı binası.
Milli Eğitim’in zaman zaman farklı birimlere tahsis ettiği bu tarihi binanın müzeye dönüştürülmesi mükemmel olur.
Bu önerimizi yapmış olalım, umarız dikkate alınır da herkes geçmiş günlerden kendine ait bir şey bulur.
Batman Müze Müdürlüğü’nde 7000’e yakın tarihi eser depoda bekletiliyor.
Bu eserlerin eski Kız Meslek Lisesi binasında sergilenmesi o eski mahalleye de hayat verir.
Kent merkezinin de böyle bir müzeye ihtiyacı var.
Umarız yetkililer bu önerimize olumlu bakar.
ÜNİVERSİTE’NİN İLK TEMELİ
Üniversitenin ilk temel harcı sayılan Meslek Yüksek Okulu’nun öyküsü yarım asır öncesine dayanıyor.
1975-76 Eğitim-öğretim yılında açılan Meslek Yüksek Okulu, Milli Eğitim’e bağlı bir kurumdu.
Bu eğitim yuvasının ilk Müdürlüğünü aslen Siirtli eğitimci olan Muzaffer Batur yapmış.
Ardından Siirt-Tillolu Hazbi Kasım ve Hamza İnan’ın da bir süre görev yaptığı Meslek Yüksek Okulu’nda asaleten atanan Müdür ise Ekrem Kaya olmuş.
Kaya’dan önce Kadir Korkut’un da bir süre müdürlük yaptığı Meslek Yüksek Okulu’nda 1980 öncesinde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 160 civarındaymış.
1982 ve 2007 Yılları arasında Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğünü yapan Ekrem Kaya, Batman Üniversitesinin belki de ilk temel harcını atanlardan biri.
1980 Darbesinden önce askere gitmeden öncede Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü’nü yapan Kaya, yokluklar dönemindeki eğitimin günümüzdeki eğitimden daha başarılı olduğunun altını çiziyor:
“O zamanlar özel eğitim kurumları ve dershaneler yoktu ama başarı oranı yüksekti. O dönemler Milli Eğitim Bakanlığına bağlıydık. Bir süre sonra Dicle Üniversite bünyesine alındık. Yıllarımızı bu eğitim yuvasına verdik ama maalesef bizim geçmişteki tecrübelerimizden kimse yararlanmak istemedi. Oysa bu şehrin ilk eğitim kurumlarının tanığıyız.”
İşte bir eğitimcinin haklı serzenişi…
Bir ara Batman gençleri Limme Projesi-Lise mezunlarına meslek edindirme projesi- kapsamına almak için çok uğraş veren Kaya’nın bu öngörülü çabası ayrıca takdire şayan.
NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR
Küslerin barıştığı, sevginin, barışın, paylaşmanın, hoşgörünün temellendiği gelenekselleşen günlerdir bayramlar.
Aslında bakılırsa çağ, hızla değişiyor küreselleşen çağa ayak uyduran insanlar da var ama bayramlar da o eski geleneklerden hızla uzaklaşılıyor.
Her Ramazan Bayramında belki de tonlarca şeker satılıyor.
O şekerleri toplayan ne çocuklar ne de gençler kaldı.
Dini bayramlar gelince hep klişeleşmiş bir söz söylenir;
‘Nerede o eski bayramlar…’
Doğru, o eski bayramlar yok artık, çünkü uzun tatil süreçlerinin yaşandığı bayram sonrasında bir yığın sorun bekliyor vatandaşı.
Aile içinde toplu bayram yemekleri, bayrama özel hazırlanan çörekler yok artık.
Acaba günümüzde kaç evde o eski bayramların, o eski çörekleri hazırlandı?
Yarım asır öncesinde evin yolunu tuttuğumuzda bir kilometre ötesinde semtlerdeki tandırlardan etrafa yayılan çörekli tandır ekmeği kokusuna doyum olmazdı.
Bayram biraz da bu koku ve seslerle güzelleşirdi.
Mahalleyi bir uçtan öbür uca dolaşmalar… Bayram armağanı işli mendiller… Şekerleme ve baklavalar yok artık.
Günümüzde baklava imalathanelerinde bayram arifesinde kuyruk oluşur, evlerde hazırlanan bayrama özgü tatlılar da tarihe karıştı.
Günümüzde el öpmeye gelen çocuklar bile şekeri sormaz oldu.
Kendi yakınlarımızın çocukları şeker yerine, en azından fotoğraf da çekebilen yeni model bir cep telefonu gibi bekler oldu.
Bayramlarda cep telefonuna gelen mesajlar, eskiden özene bezene hazırlanan el yazısı ve ıslak imzayla gönderilen tebrik kartlarını da unutturdu.
Eski bayramlarda luna parklar ile çevresinde satılan ve hepimizin tat hafızasında çok önemli yer edinen elmalı şeker alan çocuklar yerine, bilgisayar ve internetlerle büyüyen çocuklar var artık.
Özetle; ‘Nerede o eski bayramlar?’
Nerede o bizi bize yakınlaştırıp, zenginleştiren bayramlar.
Birbirimize kaybolmayalım, her yerde bulmaya çalışalım birbirimizi.
Son söz olarak, ‘Nerede kaldı o bayramlar?’ Sorusunun cevabı yukarıda yazdıklarımız da yatıyor.
O eski bayramları bugüne getirmek için geç olmadan ilk adımı hemen atalım.
Nice bayramlarda buluşmak üzere.
Sağlıcakla kalın…