*60 ve 70’li Yıllarda ülkenin ilk rafinerisi TPAO bünyesindeydi. Yarım asır öncesinin petrol kasabası Türkiye’de işsizliğin olmadığı belki de tek yerdi. O zamanlar ilçenin nüfusu 20 bindi. Petrol sektöründe çalışanların sayısı 10 bin civarındaydı. İki kişiden birinin petrol sektöründe çalıştığı anlamına geliyordu…
*1990’ların başına kadar TPAO Batman Rafinerisi, BOTAŞ ve Petrolofisi’nde çalışan kişi sayısı ise 8000-10.000 civarındaydı. Günümüzde İl genel nüfusu 700 bine yaklaşan Batman’da TPAO, TÜPRAŞ, TPIC, BOTAŞ, BOTAŞ BİL, Parenco ve Şelmo’da toplam petrol emekçilerinin sayısı 3.300…
KOÇ’UN ZİFTİ BİLE YOLLARIMIZA NASİP OLMUYOR
Batman’da petrol sektörleri artmış, işçi sayısı ise düşüşe geçmiş.
Sektörel bazda çeşitlenen bu kuruluştan, bu ters orantıyı ve nedenlerini anlamak çok zor çünkü sektörel dağılım çeşitlilik üretim ve verimliliğinin arttığına işarettir.
Bu artışa rağmen işçi sayısının 3/1’e düşmesinin bir mantığı olmalı.
Umarız bu yazıdan sonra yetkililer bir açıklama lütfunda bulunurlar.
Geride bıraktığımız Ramazan ayında bir iki iftar programı dışında hiçbir ‘iftar yemeğine’ katılmadım.
Bu geleneği yıllardır sürdürüyorum.
Ramazan ayının son iftar sofrasında, Petrol-İş Sendikası Batman Şubesi yöneticilerinin davetini kıramadım ve davete icabet ettim.
Petrol emekçilerinin sorunlarını anında takip edip ve çözüm bulmaya çalışan sendikacılarla bir araya geldik.
Şube Başkanı Lokman Akkuş, İdari Başkan Yardımcısı Mesut Okay ve Genel Sekreter Azad Alptekin’i dinledik.
Geçen hafta TÜPRAŞ Rafineri kapısında Koç yönetiminin, işçi ücretlerine yaptığı komik zamma karşı seslerini yükseltip; “Geçinemiyoruz” pankartıyla rafineri içinde yürüyüş yapan Sendikacıların ılımlı ama etkili eylemi ses getirmişti.
Petrol-İş Sendikası Şube Başkanı Akkuş, işverenin kendilerine verdiği komik artışa isyan edercesine konuşarak;
“Koç grubu, önemli petrol sektörünü kendi bünyesindeki sıradan bir şirket gibi görüyor. Bu kabul edilemez. Ülkenin ilk rafinerisi olma gibi ayrıcalıklı bir yerimiz var ama en küçük rafineri haline geldik. Rafineride çalışan sayı 325. Özelleştirmeden önce rafineride çalışanların sayısı 1000’i geçiyordu. Son yıllarda Batman Rafinerisi’nde hiçbir yatırım yok. En çok kar eden kurum ve kuruluşların başını çeken TÜPRAŞ’ın verdiği ücret çok komik” diyerek tepkisini dile getirdi.
Petrol-İş Sendikası Batman Şubesi yöneticileri de aynı şekilde tepkiliydi.
Genç sendikacılar bayram sonrası bir dizi eylem planlıyorlar.
Örgütlü olma ve gücünü kullanan önceki sendikacıların izinden gitmeye çalışan genç sendikacıları zorlu günlerin beklediğini söyleyebiliriz.
Söz Koç’tan açılmışken… Batman Rafinerisinin bir geleneği vardı, her yıl Batman Belediyesi’ne hibe asfalt bağışında bulunan TÜPRAŞ Batman Rafinerisi o geleneği, Koç’tan sonra rafa kaldırdı.
Koç 2007 yılında Rafinerilerin patronu olduktan sonra hızla çalışanların sayısını azalttı.
Düşünün, Batman’da normal bir tekstil atölyesinde bile Koç’un sahibi olduğu Batman Rafinerisi’nde daha fazla işçi çalıştırıyor.
Devasa ulusal bir endüstri ile yereldeki orta ölçekli bir tekstil atölyesinin işçi sayısının aynı olması mantığın doğasına aykırıdır.
‘Koç Batman Rafinerisini alırsa, petrolün başkentini ihya eder’ görüşü Batmanlıları hayal kırıklığına uğrattı.
Şehrin hiçbir sosyal etkinliğinde olmayan Batman TÜPRAŞ Rafinerisi tamamen kabuğuna çekildi…
TPIC’TE SORUNLAR BÜYÜYOR
Petrolün başkentinde petrol sektöründe sorunlar yerinde bile saymıyor, büyüyor.
TPAO’ya petrol arayan TPIC’te son yıllarda iş kazaları petrol emekçilerini sarsmış.
Şırnak ve Diyarbakır’daki petrol sahalarında sondaj kuyularında görünmez kazalarda biri mühendis iki petrol emekçisini bir süre önce kaybetmiştik.
Batman Şube Başkanı Lokman Akkuş, TPIC’i uyardıkları halde iş güvenliği konusunda arzu edilen ortamın henüz sağlanmamasından yakınıyordu;
“TPIC’te iş koşulları çok ağır. Her fırsatta işvereni uyarıyoruz. İş güvenliği konusunda kaygılarımız var. İş güvenliği konusunda eğitimler eskisi gibi verilmiyor.”
Sendika şu günlerde, TPIC faaliyete başladığı günden bu yana ölümlü ve yaralanma vakalarının yaşandığı sahalar için bir rapor hazırlamanın çabası içinde.
EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMAYAN EMEKÇİ
1980 Darbesinde Kenan Evren, başa geldiğinde petrol emekçilerinin kazanımlarını tırpanlamıştı.
O gün bu gün TPAO işçisi bir daha da kendini toparlayamamıştı.
O dönemlerde Evren, kızını en yüksek maaş veren TPAO Genel Müdürlüğü’ne yerleştirmişti.
Bir zamanlar hemen herkesin hayali olan ‘TPAO’da çalışmayı artık kimse düşünmek istemiyor’ bu azalan ilgi ancak bir kuruluşun ölümü olarak adlandırılabiliriz diye tanımlayan Batman Şube Başkanı Akkuş, toplu sözleşme görüşmelerinde öncelikli hedeflerinin maaş artışı olduğunu söylemeden edemiyordu;
“Günümüzde kamu kurumları arasında belki de en az maaş alan TPAO çalışanıdır. Ücretler çok düşük. Oysa 30-40 yıl öncesinde TPAO’da çalışmak ayrıcalıklıydı. Petrol emekçilerinin aldıkları o maaşlarının çok ama çok gerisinde kaldı TPAO emekçileri. Tek hedefimiz, TPAO’da düşük maaşları iyileştirmektir.”
Özetle; Türkiye’nin işçi ücretleri ve çağdaş çalışma koşullarıyla dünya ölçeğindeki tek kuruluş olan petrol sektörünün bugünkü çalışma talebindeki düşüşün, nedenini ve mantığını anlamakta güçlük çekiyoruz. Eminiz ki bu konuda bir açıklaması vardır.
Olur da bu bilgi bizimle paylaşılırsa gazete sayfalarımızda büyük bir zevkle yayımlayacağımızın sözünü veriyoruz.
Bayram sonrası petrol emekçilerinin çözüm bekleyen sorunlarını yazmaya devam edeceğiz.
İyi bayramlar dileklerimize…
Sağlıkla kalın…