*2024’ün Son ayının son günlerinde 19 yaşındaki İbrahim Halil Etike’yi basit bir tartışma sonucu kaybetmiştik. O kan donduran olayın şokunu hala yaşıyoruz. Olayın failleri tutuklansa da Etike ailesi, hayatının baharında bir silahlı saldırıda aralarından ayrılan evlatlarının acısını yaşadıkları sürece unutamayacak… Nasıl unutulur ki, saksıdaki bir çiçeğimiz kuruduğunda bile ne kadar üzülüyoruz değil mi? Varlığımızla bütünleşen canımızın vahşi bir cinayete kurban olmasının acısını unutulabilir mi? Her an hatırlanır ve yüreğimizi yakar da yakar durmadan…
*Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününde de İbrahim Halil Etike cinayetine benzer bir olayda bir gencimizi daha kaybettik. Yine sokak ortasında, yine kimliği meçhul kişi ve kişilerce bıçaklı saldırıda kaybettiğimiz 35 yaşındaki Cihan Taşar evlilik hazırlıklarını yapıyordu. Düşünün bir bayram tatilinde bile nedeni belli olmayan bir saldırıda gencecik bir insanımız daha feci bir şekilde öldürülüyor…
ACI ÜSTÜNE ACI…
Ölmek, öldürmek.
Bu iki kelimeyi yazarken, kalem bile bükülüyor!
Yaşamak ve yaşatmak… bu iki kelimeyle nasıl da canlanıyor kalem.
Her ölüm ardından onarılmaz yürek yarası bırakır.
Cinayetin olduğu ölüm ise sadece yaşamını yitirenlerin yakınlarına değil, hepimizin yüreğinde acı ve affedilmez bir öfke bırakıyor.
Bir zamanlar bir romanda okumuştum ‘Yaşlılar yatağında uyuyor gibi ölüyordu!’ diye yazıyordu.
Bir gün böyle huzurlu ölümler olacak mı memleketimizde?
İyidir insanlarımız, merhametlidir…
Peki nasıl oluyor da iyi ve merhametli olan bu insanların gözü dönüyor ve acımasızca bir cana kıyabiliyor?
Asıl sorulması gereken nokta budur.
Her cinayet sonrası ‘Bu son olur’ diye içimiz yanarken yazmak zorunda kaldık ve hemen ardından yaşama çağıran cümlelerle doldurduk sayfalarımızı ama can kıyımlarını önleyemedik maalesef.
Bir kez daha kelimelerimizin son oktavıyla bağırarak ‘yeter artık’ diyoruz!
Her cinayet vahşettir!
Vahşi kelimesi hayvanlar için kullanılır; ya vahşet duygusu yaratan insana ne demeli ve nasıl tanımlamalı.
Doğa bilimciler ‘Doğada hiçbir canlı durduk yere hiçbir varlığı öldürmek için saldırmaz. Fiziksel ihtiyacı olanı avladıktan sonra yakından geçen hiçbir canlıya dokunmaz, hatta bakmaz bile’ diye açıklar.
Biz insanoğlu, aklımızla, ruhumuzla ve vicdanımızla nasıl oluyor da bir hemcinsimizi öldürebiliyoruz!
Kontrolden çıkan bu zihniyeti yok etmeliyiz artık.
Ölüm yerine bas bas ‘yaşam’ diye bağırmalıyız her yerde.
Belki cana kıyacak o insan sesimizi duyar ve yaşamın kutsallığını anlayarak vazgeçer.
Biliyoruz yaşam düz çizgide ilerlemiyor.
Zikzaklar, iniş-çıkış ve karanlıklar var ama biz hep aydınlığa giden engebesiz yolların güzelliğini yazmak istiyoruz.
Yorulduk, yıprandık, yüreğimiz kanıyor.
HALİL İBRAHİM’İN TOPRAĞI KURUMADAN
Tarih, 27 Aralık 2024.
12.Cadde olarak bilinen Komando Caddesi’nde 19 yaşındaki İbrahim Halil Etike, basit bir tartışmaya kurban gitmişti.
Uğradığı saldırıda kafasına isabet eden kurşunla yaşama veda eden İbrahim Halil Etike’nin cinayetini bu sütunlara yazdığımızda yüreğimiz elimizi yakmıştı.
Her şeyden habersiz o gencimiz kanlar içinde yere yığılmıştı.
O korkunç cinayetin üzerinden tam 3 ay geçti.
Henüz İbrahim Halil’in mezarı üstündeki toprak kurumadan bir gencimizi daha toprağa verdik.
Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününde gece yarısı Güneykent Mahallesi’nde bir sokakta henüz bilinmeyen bir nedenle kimliği meçhul kişi ya da kişilerin saldırısına uğrayan ve düğün hazırlığını yapan 35 yaşındaki Cihan Taşar, boynundan aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralandı.
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakıma alınan Taşar, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Olay, anlatış şekliyle ne kadar sıradan ve basit geliyor değil mi?
Oysa saldırıya uğrayan o gencimizin ne hayalleri vardı kim bilir…
Batman’ın ‘Getto’su olarak bilinen Güneykent Mahallesi’nde gece yarısı işlenen o saldırı hepimizi derinden sarstı.
Ne gençlerimizi kaybediyoruz.
Yazık çok yazık…
Sokak ya da cadde ortasında uğradıkları saldırı sonrası yaşamlarını kaybeden o gençlerin fotoğraf karelerine baktığımızda içimiz yanıyor.
Neler oluyor bize?
Bu şehir kuruluşunun ilk yıllarında bu kadar acımasız değildi.
Cadde ve sokaklarda gençler kim vurduya gitmezdi.
35 Yaşındaki Cihan, boynundan aldığı bıçak darbeleriyle yaşama veda etti.
Bu şehrin cadde ve sokakları gençlerin ölümlerine hiç ama hiç tanıklık etmezdi…
Ölüm yazısı ağırdır, hüzünlüdür ve acıdır.
Bu acı ve hüznü dağıtmak için sporun coşkusuna sığınalım biraz.
DEV EKRANDA FUTBOL HEYECANI
TFF 2. Lig Beyaz Grupta şampiyonluk mücadelesi veren Batman Petrolspor’un Çarşamba günkü konuğu Şanlıurfa-Karaköprüspor’du.
Ligin sonu yaklaşıyor.
Şampiyonluğa 5 adım kaldı.
Şampiyonluğa adım adım giden iki takımın müthiş mücadelesine kalp dayanmıyor.
Batman Valiliği ve Belediyesi, maç gününde Valilik Caddesi’ne dev ekran platformuyla stadyum havasının keyfini yaşattı futbolseverlere.
Maç öncesinde arkadaşım İrfan Tapan ile dev ekranın olduğu güzergahtaydık.
Güzergah ana baba günüydü.
Bayram kutlaması sürüyordu.
Bir kutlama da futbolseverler arasındaydı.
Güzergah girişinde kurulan stantlarda futbolseverlere ikamlar da vardı.
Kekten patlamış mısıra, çaydan meyve suyuna kadar aperatifler futbolseverlere ikram ediliyordu.
Maçın başlamasına dakikalar kalmıştı.
Futbolseverlerden Abdülhakim Göksu ile karşılaştık.
Yanıma yanaştı, anlatmaya başladı:
“Abi ben Petrolspor’un hiçbir maçını kaçırmıyorum. Deplasmanlara da gidiyorum. İlk kez bugün futbolculardan uzağız ama yine dev ekran bizi takımımızla buluşturdu. Bu güzel anı yaşatan yöneticilere teşekkür ediyorum.”
Dostumuz Ömer Bozkurt da birkaç söz söyledi:
“Kahvede de evde de maç izleyebilirdim ama maçın heyecanını yaşamak için buradayız. Şimdi dev ekranın başındayız. Bu sezon mutlaka başaracağız.”
Batman Petrolspor’un koyu taraftarlarından Necat Öztoprak çocukları Devran ve Seymen ile dev ekranda maçı izleyenler arasındaydı.
Öztoprak, Petrolspor’un zorlu mücadeleden galibiyetle ayrılacağından da emindi;
“Biz her platformda Petrolspor’un yanındayız. Allah’ın izniyle bu maçı da kazanacağız. Elbette rakibimiz kalan 5 maçın birinde takılacak. Yeter ki biz puan kaybetmeyelim.”
Kozluk Kaymakamı ve Belediye Başkan Yardımcısı Ekrem Güngör de futbolseverler arasında maçı izleyenlerdendi.
Futbola uzak olmasına rağmen eski İl Genel Meclis Üyelerinden Savaş Çıtanak da Kaymakam Güngör’ün bulunduğu karede poz verirken, futbolseverlerle sohbet ediyordu;
“Kalan maçlar kolay olmayacak ama Allah'ın izniyle bu maçı da sorunsuz atlatacağız.”
Dev ekranın bulunduğu güzergah stadyuma dönüşmüştü.
Heyecan doruktaydı.
Kalan son 5 maçta şampiyonluk iddiasını sürdüren Batman Petrolspor, bu sezonda şehre ayrı bir hava katmış.
Bu güzel tablonun şampiyonlukla son bulacağına inancımız ve desteğimiz tam.
Ölüm arzulanır olsaydı, yaşam kutsanmazdı diyerek ölüme karşı sporun coşkusuyla her alanında yaşamak dileğiyle…
Sağlıkla kalın.