Baharla birlikte bayram günleri de geldi.

Bir aylık ramazan orucundan sonra;

Bayram günlerinde zengin olan kimdir diye sorsak

herkes farklı cevaplar verebilir.

Benim cevabım ise; “Mutlu olandır” diyebilirim.

Eski zamanlarda posta kartları vardı,

Şimdi yerini sosyal medya aldı.

Bayram günlerinde hep demez miyiz;

Bayramız kutlu olsun!

Bir de ekleriz altına mutluluklar diye!

Ramazan ayı boyunca şükürler edildi,

dualar okundu.

Benim dualarımdan biri de;

“Tanrım,bana değiştiremeyeceğim şeyleri

kabullenmek için kuvvet,

Değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve

bu ikisini birbirinden ayırabilmek için akıl ver!”

Ramazan ayı boyunca oruçla kendimizi sınadık.

Bu zaman zarfında insanın gerçekten

ne olduğunu gösteren şey

yaşadığı zorluklara verdiği tepkidir.

Hayatımızın çoğu evresinde

atalarımızın tavsiyesi şu yönde olmuştur:

Sizin ruhunuzu aydınlatacak insanlarla arkadaşlık edinin.

Başkalarının görüşleri, sıkıntıları bulaşıcı olabilir.

Onların üretken olmayan,olumsuz bakış açılarını kabullenerek

kendinize kötülük yapmayın”anlayışı

ramazan boyunca kendime iyi geldi.

Bu gün gökyüzüne bakalım,

Yüzümüzü güneşin doğduğu yöne çevirelim.

Güneş doğmak için ne de

dua ne de sihir bekler.

Doğar ve herkes onu coşkuyla karşılar.

Sen de görevlerini yerine getirmek için

Alkış ya da övgü bekleme.

Yapman gerekeni yap ve

güneş gibi sevilirsin”

Hepimiz güneş gibi olmalıyız,

hiç olmazsa şu bayram günlerinde.

Bu konuyu Mevlana’nın sözleri ile bağlayayım:

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.

Hoş görülükte deniz gibi ol.

Ya olduğun gibi görün,

ya göründüğün gibi ol!”

Bayram herkese mutluluk, sağlık,huzur,

barış,dostluk,mutluluk , sevgi ve ….getirsin